Doçentlik Başvurusunda “Dilimleme” (Salami-Slicing) İddiaları ve Hukuki Gerçekler
Table of Contents
ToggleDoçentlik Başvurusunda Dilimleme Nedir? Emsal Mahkeme Kararları ve Savunma Rehberi
Doçentlik başvurusunda dilimleme, son yıllarda eser inceleme sürecinde adayların en sık karşılaştığı etik iddialardan biri hâline gelmiştir. Özellikle aynı veri setinden üretilen birden fazla yayın nedeniyle ortaya atılan bu iddialar, birçok adayın etik incelemeye sevk edilmesine neden olabilmektedir. Ancak doçentlik başvurusunda dilimleme değerlendirmesi yapılırken yalnızca aynı veri setinin kullanılmış olması yeterli değildir. ÜAK mevzuatı, uluslararası etik kuralları ve emsal mahkeme kararları birlikte değerlendirildiğinde çok daha farklı sonuçlara ulaşılabilmektedir.
Bu yazıda, doçentlik başvurusunda dilimleme kavramını, ÜAK düzenlemelerini, uluslararası etik kuruluşlarının yaklaşımlarını ve mahkeme kararlarını ayrıntılı şekilde ele alıyoruz.
İçindekiler
- Doçentlik Başvurusunda Dilimleme Nedir?
- Doçentlik Başvurusunda Dilimleme İddiaları Neden Ortaya Çıkar?
- COPE ve ICMJE Yaklaşımı
- Emsal Mahkeme Kararları
- Dilimleme İddiasına Karşı Savunma Nasıl Hazırlanır?
- Sonuç
Doçentlik Başvurusunda Dilimleme Nedir?
Dilimleme (Salami-Slicing), çoğu zaman mükerrer yayın ile karıştırılan ancak ondan farklı bir etik değerlendirme konusudur.
ÜAK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi’ne göre dilimleme;
Bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun olmayan biçimde parçalara ayırıp birden fazla yayın hâline getirerek akademik yükseltmelerde ayrı eserler olarak kullanmaktır.
Bu tanım dikkatli incelendiğinde, doçentlik başvurusunda dilimleme iddiasının ortaya çıkabilmesi için üç temel unsurun birlikte bulunması gerektiği görülmektedir:
- Araştırma sonuçlarının bölünmesi
- Bilimsel bütünlüğün bozulması
- Ayrı puan veya ayrı eser elde etme amacıyla kullanılması
Bu üç unsurdan herhangi biri bulunmadığında etik ihlal değerlendirmesi tartışmalı hâle gelebilmektedir.
Doçentlik Başvurusunda Dilimleme İddiaları Neden Ortaya Çıkar?
Jüri raporlarında en sık karşılaşılan gerekçelerden biri aynı veri setinin kullanılmasıdır. Ancak aynı veri setinden yararlanılmış olması tek başına etik ihlal anlamına gelmez.
Örneğin;
- Aynı örneklemden farklı araştırma sorularının incelenmesi,
- Aynı proje kapsamında farklı hipotezlerin test edilmesi,
- Farklı analiz yöntemleriyle yeni sonuçlara ulaşılması,
bilimsel yayıncılıkta sık karşılaşılan uygulamalardır.
Özellikle doktora tezleri, uzmanlık tezleri ve büyük ölçekli araştırma projeleri çok geniş veri kümeleri içerebilmektedir. Bu nedenle her araştırma sonucunun tek bir makale içerisinde sunulması çoğu zaman mümkün değildir.
Bu noktada önemli olan husus, yayınların gerçekten birbirinden bağımsız bilimsel katkılar sunup sunmadığıdır.
Doçentlik Başvurusunda Dilimleme Konusunda COPE ve ICMJE Yaklaşımı
Uluslararası yayın etiği kuruluşları, aynı veri setinden üretilen çalışmaların otomatik olarak etik ihlal oluşturmadığını kabul etmektedir.
COPE Yaklaşımı
Committee on Publication Ethics tarafından yayımlanan rehberlerde, aynı veri setinden gelen çalışmaların farklı araştırma sorularına cevap vermesi durumunda etik ihlal oluşmayabileceği belirtilmektedir.
COPE’a göre şu hususlar önemlidir:
- Araştırma sorularının farklı olması
- Sonuçların farklı akademik katkılar sunması
- Yayınların birbirine uygun şekilde atıf yapması
- Şeffaf beyanların bulunması
Bu şartlar sağlandığında değerlendirme çoğu zaman editörlerin takdirine bırakılmaktadır.
ICMJE Yaklaşımı
International Committee of Medical Journal Editors tarafından yayımlanan tavsiyelerde ise aynı araştırma grubundan elde edilen verilerin farklı analizler ve farklı sonuçlar ortaya koyması hâlinde ayrı çalışmalar olarak değerlendirilebileceği ifade edilmektedir.
Bu yaklaşım, bazı jüri raporlarında görülen katı yorumlardan daha esnek bir çerçeve sunmaktadır.
Beaufils-Karlsson Yaklaşımı
Akademik yayıncılık literatüründe sıklıkla atıf yapılan Beaufils-Karlsson yaklaşımına göre, büyük projelerin veya kapsamlı doktora çalışmalarının tek bir yayınla sınırlandırılması bilimsel üretimi olumsuz etkileyebilir.
Araştırmanın farklı yönlerini ele alan çalışmaların ayrı makaleler hâlinde yayımlanması birçok durumda meşru kabul edilmektedir.
Doçentlik Başvurusunda Dilimleme Hakkındaki Emsal Mahkeme Kararları
Son yıllarda Ankara İdare Mahkemelerinde görülen çeşitli davalar, doçentlik başvurusunda dilimleme iddialarına ilişkin önemli emsal kararlar ortaya koymuştur.
Yüksek Etki Faktörlü Dergilerde Yayımlanan Çalışmalar
Bazı bilirkişi raporlarında, Q1 ve Q2 düzeyindeki uluslararası dergilerde yayımlanan çalışmaların zaten yoğun editöryal ve hakem değerlendirmesinden geçtiği vurgulanmıştır.
Bilirkişilere göre, gerçekten bilimsel bütünlüğü bozan çalışmaların bu düzeydeki dergilerde yayımlanması oldukça güçtür.
Aynı Veri Seti Tek Başına Yeterli Değildir
Mahkemelere sunulan birçok bilirkişi raporunda şu değerlendirme yapılmıştır:
- Veri toplama aracı aynı olabilir.
- Örneklem aynı olabilir.
- Ancak araştırma amacı farklıysa,
- Hipotezler farklıysa,
- Sonuçlar farklıysa,
etik ihlalden söz etmek mümkün değildir.
Bu yaklaşım, aynı veri seti kullanılmış olmasını tek başına yeterli görmeyen bilimsel anlayışla uyumludur.
Tek Bir Çalışmadan Birden Fazla Yayın Üretilebilir
Ankara İdare Mahkemelerinde görülen bazı davalarda, bilim insanlarının tek bir araştırmadan elde ettikleri tüm sonuçları yalnızca bir makalede yayımlamaya zorlanamayacağı ifade edilmiştir.
Mahkemeler, özellikle doktora tezleri ve büyük araştırma projelerinde farklı araştırma sorularının farklı yayınlarla ele alınmasının doğal olduğunu belirtmiştir.
Aynı Örneklemin Kullanılması İhlal Oluşturmaz
Bazı bilirkişi raporlarında, örneklemin aynı kurumdan veya aynı araştırma grubundan seçilmiş olmasının tek başına etik ihlal anlamına gelmeyeceği açıkça ifade edilmiştir.
Bu nedenle jüri raporlarında yalnızca örneklem benzerliğine dayanılarak yapılan değerlendirmelerin her zaman yeterli görülmediği anlaşılmaktadır.
Doçentlik Başvurusunda Dilimleme İddiasına Karşı Nasıl Savunma Yapılır?
Doçentlik başvurusunda dilimleme iddiasıyla karşılaşılması durumunda savunmanın sistematik biçimde hazırlanması gerekir.
Araştırma Sorularını Karşılaştırın
Her yayının cevap vermeye çalıştığı bilimsel sorular açık şekilde ortaya konmalıdır.
Hipotezleri Gösterin
Çalışmaların test ettiği hipotezlerin farklı olduğu somut biçimde açıklanmalıdır.
Analiz Yöntemlerini Açıklayın
Araştırmalarda kullanılan yöntemlerin ve analizlerin farklılığı detaylı şekilde gösterilmelidir.
Sonuçların Farklılığını Ortaya Koyun
Savunmanın en güçlü kısmı burasıdır. Her yayının literatüre hangi özgün katkıyı sunduğu net şekilde açıklanmalıdır.
Uluslararası Kaynaklara Atıf Yapın
Savunma hazırlanırken COPE ve ICMJE gibi uluslararası etik kuruluşlarının görüşlerinden yararlanılması faydalı olabilir.
Sonuç
Doçentlik başvurusunda dilimleme iddiası, son yıllarda adayların sık karşılaştığı etik değerlendirmelerden biri hâline gelmiştir. Ancak aynı veri setinden üretilmiş her çalışma otomatik olarak etik ihlal anlamına gelmez.
ÜAK düzenlemeleri, uluslararası etik rehberleri ve emsal mahkeme kararları birlikte değerlendirildiğinde; araştırma soruları, hipotezler, analiz yöntemleri ve sonuçlar farklı olduğu sürece birden fazla yayının meşru kabul edilebildiği görülmektedir.
Bu nedenle doçentlik başvurusunda dilimleme iddiasıyla karşılaşan adayların, yalnızca veri setine odaklanmak yerine çalışmaların bilimsel farklılıklarını ortaya koyan güçlü akademik ve hukuki savunmalar hazırlaması büyük önem taşımaktadır.
